10 Haziran 2011 Cuma

Haydi Kalk Gidelim, Bu Şehirden (?)



Gidesim var..
Böyle bi hışımla,

Ani bi öfkeyle,

Öfkeli öfkeli,

Yürüyesim var..

Ne bavul, ne bi çanta..

Neresi olursa,
Hiç bilmediğim,
hiç gitmediğim bi yere.. O da gelsin ama,
Büyülü bakışlarına kapıldığım..

Sadece bakışları !

Göğsümden beynime doğru kan akışını hızlandıran,
O bakışların sahibi gelsinn. Hep benimleymiş gibi, hayatımaymış gibi.. O da gelsin.. Yalnızca o, Sadece o.

Sahi, kimdi o ?
Aşık olsa(m) ya?
Zehir şeker,

Şeker zehir olsa ya?


Ne zaman ki boğulduğumu hissetsem hep gitmek kaçmak istemişimdir bu şehirden.. Şimdi beynimdeki düşünceleri bir çuvala koysam, soru işaretlerini denize fırlatsam, gelicek olan cevaplara kapıları ardına kadar kapatsam.. Herşeyi herkesi geride bıraksam, hiç bilmediğim hiç gitmediğim yerlere gitsem.. Ne bileyim alsam mesela sırt çantamı cebimde üş beş kuruş, altımda sıradan bir araba, ya da bisiklet.. Belki yanımda bir yol arkadaşı. Dünya yı keşfetme azmi, yeniliklere açık olma hırsı, cesareti..

Bunları yapabilseydim belki kendimi daha iyi hissedebilirim.. Arada böyle hep bir yerlere kaçma, gitme arzusu uyanıyor, fışkırıyor bende. Ama lakin bu sadece gerçekleşmeyen bir arzu olarak kaldı hep.. En üstte ki satırları 2009 yılın da karalmışım, evet. Notlarımı kurcalarken çarptı gözüme. V e sadece karalamakla yetinmişim, yine kaçamış yine bu şehirde haps olmuşum.. Ama belki dünya daha güzel bir yer olabilseydi, onu tek başıma keşfteme cesaretinde bulunabilirdim.. Ya da çevremde benim gibi düşünen bir kaç arkadaşım olabilseydi bu hayalimi gerçekleştirebilirdim. Şimdi uzaktan bakıyorum o hayale.

Notcuk; İşi redettiğimi söylemişmiydim?? Kabul etmedim evet. Şartlar ve koşullar, pek iyi değildi. Hele hele işsizlikten bu kadar şikayetçi olan biri için red etme lüksü olmamalıydı belki ama, böyle olmasının hakkımda daha hayırlı olduğunu düşündüm.. Umarım pişman olacağım bir karar değildir benim için.

6 Haziran 2011 Pazartesi

Hayat seninle ateşkes imzalayalım olmaz mı??


Tanrım... İş görüşmem kabul edildi.. Ama ben sevinemiyorum artıkın! Hevesim kaçtı iş hayatından.. Zira çok değil bir kaç ay sonra orasıda kapanır fısıltı bir temiz şuutlanır evine! Yeni sayfa karalanmadan rafa kaldırılır bu şekilde..

Axa Sigorta Acentesi, Eczane, Özel Güvenlik Sektörü, son olarak Avea, ama şimdi ise Vodafone!.. Dört mevsimi birden yaşadım anasını satayım.. Bir yerde sabit kalmak istiyorum artık.. Hayat bir yaprak gibi beni ordan oraya sürüklemekten vazgeçsen benimle ateşkes ilan etsen ya... Ben çok yoruldum.. Bu işte uzun vadeli kalmazsam evlenicem yettin gayrııı! Ama öncesinde koca adayı bulmak lazım dimi, e tabi..

Bu arada mim dolanıyor etraftan.. Kimse beni mimlememiş ama ben kendi kendimi mimliyorum hıh! Mimimiz, Güne başlamak istediğin ,tek bir tane ama hergün çalsa bıkmam diyeceğin şarkı ? Hiç düşünmeden cevaplarım..

Zakkum/ Ah bu şarkıların gözü kör olsun.. Cover müthiş olmuş.. Dinle dinle bıkmıyorsun yahu.. Açın bakıyım sizde bir kulağınıza şey ettirin çok güzel dimi.. Hı hı bende öyle düşünmüştüm..

5 Haziran 2011 Pazar

Kadın Erkek İlişkisi Vol 1






Face Book'u olmayan erkekten korkacaksın! Hoş, face book'u olan erkekten de korkmalısın.. Hayır hayır, erkeğin her türlüsünden korkmalısın.. Hı hı evet!
Az önce bu düşüncemi facem de paylaşmaktan hiç tereddüt etmedim!


Çok sevgili erkeklerimiz ilişkileri olduğu halde sanal alem de reeeli aratmıyor arkadaş! Yakalanma riskini bile göz alıp aldatmaya meyill anasını satayım! Bu cesaretten ötürü taktir ediyorum onları burdan asjgdcsjgdkjsa.. -Ne taktiri lann getirin bakayım en topuklu ayakkabı mı büyük bir zevkle "O" ve "Onun cinsindekiler" hepiciğinizi böcek gibi ezmek istiyorum izninizle! Yıllar ilerledikçe biz daha mı geniş oluyoruz, olabiliyor muyuz?? Mesela benim erkek arkladaşım olsa facesini ona zindan ederdim o ayrı bir msele tabi.. Bu kadar sosyal hayata izin veremem alt yapım müsait değil arkadaş benim!


Birde kadınları anlamıyoruz diyenler var.. Hatta kadınlar ile ilgili özlü sözler.. Herkes kadınları anlayamıyoruz diye bir şikayet içerisinde.. Bir sitem bir isyan ile iç içe neredeyse.. O da yetmedi kadınları anlama kılavuzu falan.. "Hayır biz kadınlar aslında başka gezegenin başka erkeklerin kadınıyız azizim... Gezegenler arasında yolculuk yaparken yalnışlıkla siz dünyalı erkeklerin kafasına düştük ve sanırım beyinciğinizden hasar aldığınız için bizi bulmaca olarak görüyor çözemiyorsunuz! Yada hakikatten biz sizin dünyanızın kadını değiliz!"

İtirazım var hakim beeeeeeeeeeeeeeyyyyyy!

Anlaşılamaz olan, çekilemeyecek kıvama gelen, önünde ki tabağın kıymetini bilmeyip başkasının tabağına göz diken, doyumsuz olan, kadın erkek ilişkisini oyuncak gibi algılayan, kadınlara kah nezaket seviyesini kat kat aşan, kah tuvalet kağıdı gibi kullanıp atan, doğuştan kimyasında öküzlük bulunan çok sevgili erkekler, sözüm sizedir .. Biz kadınların tek bir isteği var aslında.. Bunun için Eınstaine olmaya ne hacet! Zorlamayın beyninizi o kadar.. İstediğimiz şey gözünüzün önünde, ama siz bakmatan ötesini göremiyorsunuz işte, problemde tam orda ya, çıkarın şu at gözlüğünüzü allah aşkına!

Biz kadınlar sadece mutlu olmayı isteriz ki.. Haa tabi mutlu olabilmek için pahalı bir parfüme, tek taş pırlantaya, gösterişli bir kol saatine hakiki timsah derisinden bir çantaya ayakkabıya ihtiyacımız yok.. Eliniz de pamuk şekeri ile gelip, sıcak bir tebessümle sırıtmanız inanın sizi o an dünyanın en şirin ayısı yapabilir bizim gözümüzde :) Biz hatunların böyle naif bir kalbimiz var işte..

İhtiyacımız olan tek şey sağ tarafımızda ki boşluğu kalbinizle doldurmanız.. Sahibi sadece bizim olmamız.. Heycanları başka kalpte kobay gibi insanların üzerinde denememeniz!
Yook illede deneyecekseniz (tutamayacağım kendimi) kabız olursunuz inşallah.. Sıkışıp sıkışıp işeyemezsiniz.. Ayh!