31 Mayıs 2011 Salı

Mim / Ben küçükken... sanırdım. Off off neler neler sanmıyordum ki :)

Mimlenmişim anacımm.. Mimim olsun mimim olsun blogum hep tak tuk ses çıkarsın :P Çok sevgili "Takıntılı Ergen" beni mimlemiş.. Onu buradan şapur şapur muç muç öpüyorum.. Mim konusu küçükken bizim doğru sandığımız ama aslında yanlış olan acı gerçeklerimiz/ hüsranlarımız :P Şimdi çocukluğuma inmeyi deniyorum, iniyorum inmek üzereyim, ahanda indim :P


Ben küçükken... sanıyordum ki??



Ay'a Ay Dede denildiği için ayın içinde yaşlı bir dedenin yaşadığını sanırdım. Hatta akşamları yatağa girince onunda yatağa girdiğini biz yemek yerken onunda yediğini bastonu ile içerde o küçücük alanda zor yürüdüğünü, yanında ay nine olsa hayatı daha güzel olacağını düşünürdüm.. Gülebilirsiniz izin veriyorum :P

Beni leyleklerin getirdiğini düşünürdüm.. Annem yada babam benim arzularıma müsade etmeyince o leyleği pişirip etini yemek isterdim.. İsteklerimi gerçekleştircek aileye neden vermedi diye..

Dünyanın yuvarlak küre şeklinde olduğunu söylerlerdi.. Düşünün bilim adamları bunu kanıtlamış ama ben bu bilginin hangı insanoğlunun uydurduğunu o küçükük beynimle merak ederdim.. İnanmazdım. Kendi kendime "lan dünya yuvarlak olsa kayarız sağlam adım atamayız yürüyemeyiz kıç üstü düşeriz biz, bilenler yalnış biliyor bizim dünyamız düz bir zemin git git yolun sonu gelmez" sanırdım.. Büyüdükten sonra anlayabildim acı gerçeği :P

Palyaçoların gerçektende palyaço olduğunu sanırdım. Yüzünde ki boyalar gerçek falan.. Eehuehue


Zamanı durdurabilmek için tek yapmamız gereken saatin pillerini çıkarmaktı.. Pilleri takınca ise zaman kaldığı yerden devam etcekti.. Bunu sanırdım ve uygulardım.. Ama zaman hiç bıraktığım yerden akmadığını zamanla anlamıştım..

En yüksek apartmana çıktığım da bulutlara dokunabileceğimi sanırdım.. Hatta bulutların pamuk gibi yumuşak olduğunu üzerinde oynamanın çok guzel olucağını düşünürdüm.

Yağmur yağdığında gök yüzünde bulutların kavga ettiğini şimşek çaktığı zaman o alanda ki bulutun canının acıdığını, bu yüzden bağırdığını sanırdım.. Ahahaha şimdi bakınıyorumda ne tuhaf şeylere inanmışım yahu..

Efendim sıralasam sıralasam bitmez ama şimdilik hatırlayabildiklerim bunlar :) Çocukken başka bir dünyadaymışız biz, bambaşka.. Alis nasıl harikalar diyarında ise, bizimde çocuklugumuz harıkalar diyarımızmış.. Bunu büyüdükçe anlıyor göruyoruz sanırım..

Mimlediklerimm ;
~ρєяѕєρнσηє
zırva sapan şeyler
LeaNDer's

27 Mayıs 2011 Cuma

Çok sevgili ex patronum..

Artık iş ilanlarına bakmaktan, pc ye her geçtiğimde yeni bi iş ilanı vardır umuduyla kimsecikler başvuruda bulunmadan ilk ben olayım diye diye pc ye gömülüp başım dönmeye başlamıştı artık.... En son benlik bir iş ilanı bulamayınca başım döne döne sevgili ex patroncuğuma faceden mektup tadında bir msj yazdım. Okuduktan sonra hakikattende aklımın başında olmadığı kanaatine varacaksınızdır.. Mektubum ahanda budur!





        Çok sevgili ex patronum..

    "Siz buralardann bu şehri bu havayı bu sıcaklığı terk ettıkten sonra hiç bişi eskisi gibi olmadı, olamadı...Siz gıttıkten sonra adana ya ilk defa bahar ayında kış geldi.. Ben ise bu sorunu sıze bağlıyor, bu şehrin sizden sonra iklimlerinde bir depresiflik olduğunu göruyor hissediyorum.. Sanırım çok şiddelit bir özlem var. Siz farkında olmadan meğersem neler neler katıyormuşsunuz bu şehre.. Büyük ihtimalle tabiat ana bile bu durumun alışılmışlıkların dışında olduğu kanaatine varmıştır, ancak bu durumun sizinle ilgili olduğunu pekiştirememiş olabilir.. Şayet öyle olmuş olsaydı ben bu msjı size yazmıyor olacaktım.. Her neyseee biz baharı görmeden direk yaza daldık, bakalım bu yaz siz olmadan bu şehir bize neler yaşatacak. He siz gittikten sonra ben ne sizin gibi bir patron bulabildim nede adam akıllı bir işe saplanıp kalabildim.. Ben şuan malesef işsiz umutsuz ve sitemli bir haldeyim.. Sizden sonra girdiğim iş sektörunde / iş deneyimlerimde alışılmışlıklarınm dışında bir durum yaşadım ve o esnada sizi daha çok yad ettim.. Size neden böyle bişi yazdım bilmiyorum belki saçmaladığımı düşünüceksiniz ama emin olun bu düşüncenizin doğru olma olasılıgı çok yüksektir.. Zira evde oturmaktan kafayı sıyırdığımı hatta depresyon kapısını tekmelediğimin farkındayım.. Uzun zamandır size yazmıyordumm bi yazınca böyle de taşı verdim.. Yani allahtan facemizde var yoksa bu size gönderilmemiş bir mektup olup kalıcaktı..

Kendinize çok iyi bakın :) Sizi çok özlediğimi bilin.. Ve şu adanaya da bir ara ayak basın şu havalar bi düzelsin.. Vallahi sanki temmuz ayındayız şuan... Yakında beyinciklerimiz güneş ışınlarından dolayı pişicek diye korkuyorumm..

Sizi öpüyorumm :)" 

Ya işsizlikten yada bu adanananın havsından kafayı sıyıracağımdan eminim artıkın..