16 Aralık 2010 Perşembe

Yeni yıl gelme eskiyeceksen, gideceksen sende, hiç gelme otur oturduğun yerde!

Yeni yıl geliyor tey tey tey tey tey alın elinize mendilleri halay çekelim hadee hadee.. Coşalım yeni yıl geliyor ya kutlamak lazım.. Sonra kırmızı "don"  giymek lazım.. Belki uğur getirir falan diye, hatta noel baba gelir geyikleriyle ay ışığında evimizin bacasına hediye bırakır.(Ama bizim evin bacası yok ki lan biz apartmanda oturuyoruz ne olucak ? ) Millı piyangoda almak lazım şimdi, bi umut tohumunu daha alıp ekip yeşermeden kurumasını izlemek lazım. Lazımda lazım!
Kim çıkarmış bu adetleri valla çok merak ediyorum öyle yazarken aklıma geldi ? Noel baba hikayesını kim kıçından uydurdu, hadi uydurdun neden baba da anne değil, anne daha güzel olmaz mıydı? Tatlı çıtır bi hatun falan mesela? Hele hele kırmızı donun uğur getirmesi ne alaka! Madem uğur getircek neden don, yada neden kırmızı? Geyiklerin kanadı olmamasına rağmen yerçekimine nasıl meydan okuyorlar?  Noel baba o koca sürekli kaşıdığı göbekle nasıl yürüyüp önünü görebiliyor vs.. vs. Bu böyle uzar gider..

Kocaman bi yılı daha geride bırakmaya ramağın ramağı kalmış.. Son haftalara girmek üzereyiz artık.. Ne üzere ya girdik bile girdik aç gözünü iyice baksana kzıım.. -Ah siz Sümerliler araştırmalarınız yalnış aslında, evet yalnış bir ay dört hafta değilde altı hafta bir sene on iki değil yirmi ay kadar diyen bir allahın kulu yok mu? Bunları araştıracak, kanıtlandıracak insan ne zaman yer yüzüne gelcek diye beklemekten helak oldum.. Bak yirmiki yaşına( (22) allahım rakamı bile kötü yaa ) bastım yaşlanıyorum yaş kompleksine girdim resmen.. Yıllar bu kadar seri geçmesin yaa. Günler birbirini boğazlayıp öldürecekmiş gibi kovalamaktan vazgeçsin artık Bişi olmayacak ağır ağır geçin, ben kefilim! -Daha gecen gün perşembeydı, ne çabuk geldin dedim sabah sabah!  Geçen sene neler yaşadığım dün gibi.. "Bu kadar gaddar olmayın sevgili günler, aylar bizide düşünün.. Geliyorsunuz madem sizi doya doya yaşayalım. Hemen gitmeyin bizden, bak size çikolatalı sufle yapcam yeterki uzun uzun oturun en sevdiğim tatlıyı sizinle paylaşmaktan hiç gocunmam valla..Bu kadar seri olmayın pelaaaassssssss!"

* * *
Şimdi geçmişime bakıyorumda en mutlu olduğum gün: Annemin ameliyatan çıktıktan sonra evde çok tatlı güzel huzurla neşeyle etraftakı herkesle gülme krizene girdiğim dolu dolu bir ay.. Çok güzeldi annemin ameliyat masasından sağlam kalkması yeni neşe kaynağımızdı resmen.

En hüzünlü günüm ise: Çok düşünmeye gerek yok, annemin ameliyat olması gerektiğini söyleyen doktora annemin babamın hiç bişi söylemeyip susup kararı benim vermiş olmamdı..

En kötü/ mutlu olduğum an:  Kız kardeşimin üniversiteyi kazanıp evden ayrıldığında konuşucak didişicek kavga edicek saçmalayacak bayat espirilerime gülecek kimsenin kalmamasıydı..

En iyi dostum ise : En kötü zamanlarda bilse sığındım bana destek olan yol gösteren sığınağım sevgili can dostum "kıpırtı" ( uzun ugraşlar sonucunda bu nicki taktım :P ).. Ve hala öyle onu çook seviyorummm!

En boktan günüm: Kız arkadaşımın dostum sandığım insanın aslında benim yüzüme gülüp arkamdan kuyumu kazıyabilecek insan olması, bunu herdafsında yapıp özur dilemesi ve benim ise onu affedip dostluğumu sürdürme salakllığı! Hep böyle etrafımda bi sağlam dostum yok. (yukardakı kişi hariç.)

Yeni yıllıa ilgili söyleyeceklerim bu kadar değil elbet.. Seni bi daha masaya yatırıp delik deşik edicem yeni yıl, o yüzden gelmek için o kadar acele etme!

3 yorum:

  1. Güzel bir yazı.. Yılbaşı batı kültürü içinde bir anlamı vardır. İslam ianancında yeri yoktur. Ama Türkiye miladi bir iş takvimi kullandığı için yılbaşının yeni yıl içindeki iş planlamaları yapılmasıdır.

    YanıtlaSil
  2. milli piyango alcak parası olmayanlar napacak ühüüü =(

    YanıtlaSil
  3. Ahaha ben sana alayım zey0zeycim, ama çıkarsa kırışırız ona göre ;)))

    YanıtlaSil