11 Kasım 2010 Perşembe

Tiryakinim!



           Öyle moralimiz sıfır olup azıck alışveriş yapıp kendimize gelelim dememiz biz bayanların aslında arkasına sığındığımız en güzel bahanemizdir.  Neden bilmem ama alışveriş yaparken biz (ben) hatunların kanında sanki yüksek oranda adrenalin yüklenmiş, beğendiğin herşeyi al diye, programlanmış bir robot gibi şekil almaya başlıyoruz..Sanki vitirnlere bakıp iç çekmemiz yetmezmiş gibi şimdide internet üzerinden alışveriş siteleri kullanılmaya, oturduğun yerden sipariş verip ayağına getirten yöntemlerde icad edildi.. Hemde gözümüze soka soka!  Vitrinde / alışveriş sitelerinde gördüğümüz bi cekete gönül koyarız. Bir mini eteğe iç çekeriz, gördüğümüz normal bi jean e -aman tanrım ne kadar tatlı diye uyduruk iltifatlarda bulunuruz.  Önünden geçtiğimiz  her vitrinde, yada nette dolanırken gördüğümüz bir elbiseye "bu defa kalsın" diye içimizden geçirirken arkamızdan - nanik nanik yaparcasına; sen almasan başkası alır sende pişmanlığınla yakınırsın dediğini düşünürüz. Aslında ben böyle düşünürüm.. Evet bu benim iç sesim, kendimle boğuşmamın ve yenildiğim iç savaşım

Gardrobum ne kadar dolu olsada, hiç giymediğim, etiketi üstünden koparılmamış kıyafetlerim dolabımı süslese de yinede vazgeçemez illaki ve illaki daha dahasını, hep fazlasını isterim. Çok gözlemledim, seyirci gibi etrafımı seyrettim hep.. -Sorun bende mi diye?  Hatunlara baktım baktım, ve sadece anormal olan hatun ben olmadığımı, bütün hemcinslerimin benimle aynı kaderi yaşadıklarına dair kanaate vardım. Biz hatunlar  doyumsuz olarak dünyaya gelmiş varlıklarız. Bu tabi kıyafetlere olan düşkünlüğümüzden ibaret..  Kendime bakıyorum bakıyorum "kızım sorunun ne" diye kızıyorum. "Gardrobun baştan aşşağı dolu, hala giymediğin kıyafetler duruyor" desemde kendi kendime, düşüncelerimde  hiç bi değişim olmuyor malesef. Ve ben her alışverişe çıktığımda içim büzülmüş, derim zımparalanmış gibi bi hüzünle bi acıyla geliyorum evime. Çünkü vitrinden bana bakıp göz kırpan, büyü gibi beni büyüleyip beni tavlayan,  "bak senin olmam için sadece kredi kartını kullanmam yeterli" diye bas bas bağıran kıyafetleri alamamam, ahanda beni bu kıvama getirmiş olup, tarifsiz bi duygu ile baş başa kalmam beni hasta ediyor! Ki kendimi frenlemesem çok iyi biliyorum ki, bütün paracıklarımı kıyafete harcayacağım. Sevgili anneciğim; "Koca size dayanmaz, siz adamı iki günde batırırsınız o yüzden kapınıza gelen iyi kısmetleri tepmeyin! Zira size istediğiniz hayatı sağlayacak kısmetleri kaçırırsanız başınızı taşa duvara vurursunuz" der durur.. Kadın haklı anacım.. Bende bu alışveriş tutkusu varken, değil zengin sevgili, zengin bir koca,  petrol sahibi bi adam dahi olsa bana yetemeyeceğini biliyorum. Zira o çalışıp duruken ben kredi kartlarıyla o mağazadan diğer mağazaya laylaylom edasında fink atarken, o cüzdanımı doldurmakla meşgul olucaktır büyük ihtimalle. Bu bir hastalık, bu platonik bi aşk kadar acı verici, bu bir hastaya mikrop aşılamak gibi bişi biliyorum. Ama kendimi frenlemeyi öğreniyorum.. Ve bu hastalıktan kurtulacağım günü "özlemle" bekliyorum..

Kendimi frenleyip, kanımda ki adrenaline yenik düşmemek için iki gün önce kendimi zar zor tuttup, sadece iki badi almakla yetindim..Tekrar alışverişe çıktığımda o deri ceketi, jean ve spor ayakkabıyı alıp uzun bi süre bu sevdaya ara vermeyi düşünüyorum.. ( bu son inan ki ) Bundan sonra böyle! İhtiyacım olmadığı müddetçe harcama yapmayacağım.. Hatun dediğin azcık tutumlu olur dimi ama! He bu depremi aştıktan sonra zengin bir sevgili / koca ya gerek kalacağını da hiç düşünmüyorum! Hatta evleneceğimi bile düşünmüyorum lan. Zira bu fikir bana ufukta görünemeyecek kadar uzak!

8 yorum:

  1. Alışveriş yapmak kadar güzel bişey var mı..?

    YanıtlaSil
  2. Elbette yok :) Ama bu kadar harcama yapmam iyi değil hele işsizken :(

    YanıtlaSil
  3. ya şimdik ben kadınlığımdam şüphe ettim:) benim de hiç alışveriş, bir sürü giysi merakım yoktur, hmm ama itiraf edeyim takı söz konusu olunca akan sular durur:) eski elbiselerini elden geçirmeyi denedin mi hiç, mesela ben eski bir siyah hırkamın önünü dikip kazak yapıp, yakasına işleme yaptım broşumsu, super oldu:) ev geçindirince insan istese de istemese de "uygun" yaşamaya başlıyor cüzdanına, hele benim gibi öğretmensen bir de, o iç ses ağzını bile açmıyor:)

    YanıtlaSil
  4. herşeyin ortası iyidir derler ya.. Alışveriştede önemli olan abartıya kaçmamaktır.merakla alınıp giyemedimiz bi sürü giyecemiz var.bide hersene moda sürekli değişiyor.çok ince eleyip sık dokursak inanıyorum kendimizi frenlemiş oluruz.bide kredi kartları hep alışverişi tetikliyor fısıltı:)

    YanıtlaSil
  5. Burcu aşkı :)
    Takı konusunda bende de takıntı var almak istiyorum sürekli en son küpelere takmıştım çeşit çeşit.. Kıyafete gelince bütün bayanlarda bunlar mevcut.. Ve sen bence İstisnasın sakın ola kendini aşıp bizim gibi olma :))

    Moda Gezegeni
    Çok haklısın.. Herşeyin ortasını bulmak en makbulu :)Kredi kartına gelince biz hatunların zaafından faydalanan tetikleyen tek araç.

    YanıtlaSil
  6. Ben bir taktik geliştirdim, indrime kadar para biriktiriyorum. İndirimde de deli gibi saldırıyorum. Hem param belli oluyor hem de kendimi kısıtlamamış oluyorum :)


    http://miyukininblogu.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  7. ben alışveriş yaparken üzülüyorum asıl yiaa şunu alamadım öff bunuda alamadım pıff bu dolabımın en güzel köşesinde yer almalıydı yiaağ diye =(

    YanıtlaSil