2 Kasım 2010 Salı

Ben yine o nadir insanlardan biriyim! / Aşkın içine sıçma sendromu!

   "Dost" nedir? Diye kendi kendime sorar oldum şu bi kaç haftalarda.. Öyle karmaşık, öyle bilinçsiz öyle sıradışı hallerdeyim ki, ne yapacağımı ne söyleyeceğimi hatta elimi ayağımı nereye koyacağımı dahi şaşırır oldum... Bu düşünceye bile sapmış olmam, dost denen kavramı  inşa etme durumunda başarız olduğu mu simgeler mi ?


        Zor zamanlar geçiriyor. Daha 4 aylık evli. Ve evliliğinde şiddet mutsuzluk açlık diz boyu. Bu süre zarfında her zaman yanında olmaya çalıştım, dertlerini dinledim. Yol göstermeye çalıştım. Bu 4 ay boyunca kol kanat geldim yanında oldum. Çünkü biliyordum ki, yaşadıkları kolay şeyler olmadığı için, sağlıksız düşüncelere, kararlara sapabilme duygusu uyanabilirdi onda.( ve kahretsin ki korktuğum başıma geldi!) Evlenmeden önce sorunları vardı yine, ben bunu göruyor üstüne basa basa evlenme demiştim.
Ama aşkın gözü kördür derler ya hakikatende öyle kör, sağır ve dilsiz kılıyor bu duygu insanı. Onun hakkında duyacağın kötü sözlere kulaklarını tıkıyor, sergildiği davranışlara dilsiz görmeyen gözlerle baka kalıyorsun. Ve o aşkın büyüsü kaybolduğunda "ben ne yaptım?" diyorsun. İşte böyle dipsiz bir kuyu da, cebelleşiyorsun tek başına.

Şimdi ise eski aşkına dönme isteği uyandı bu çok sevdiğim insanda. O da evlenmiş belkide mutluluk tohumları saçmaya başlamıştır. -Kim bilir ki ? Belkide mutsuzdur, belki beni yeniden görse bana döner. Diye düşünceler beynini kemiriyor. Ve bunu benim yapmamı istiyor. Evet onun eski aşkıyla ben iletişime geçicem, ben konuşucam, ben onu ona dönmeye ikna edicem. Ben, ben ben! Üstelik bu kişide evli, evinde eşiyle belki mutlu, belki mutluluklarına mutluluk getirecek bi çocuk dünyaya getirecekler, hatta belki gün sayıyorlar bu mutluluk için. İtiraz edip bunları ona söylediğimde ise, "anlatma sus! Deşme yaramı böyle olmayacak görüceksin. Senden sadece bunu istiyorum" dedi. Biliyorum ki, bunu yapmazsam hayatı boyunca benimle konuşmayacak, yüzüme bakmayacak sen iyi bir dost değilsin sözleriyle beni küçülttükçe küçültecek. Ve yıllardır süren dostluğumuz kirlenmiş yırtılmış bir elbise gibi soluğu çöp konteynır'ında alıcaktı. Ben sağlıklı düşünemediğini bildiğim için usulca tamam yapıcam diyip onu oyalıyorum. Sürekli arıyor soruyor neden yapmadın diyor.Son konuşmamız da "Kırk yılda senden bişi istedim onuda hala gerçekleştiremedin. Beni sende yalnız bırakma, yanımda olmana ihityacım var" diyip kapadı telefonu.

          Ben ise bunu yapmama kararı aldım kendimce. İşte bu yüzden vicdan muhasebesi yapmaya başladım ya, sürekli arıyor arıyor açmıyorum. Her defasında. Belkide açıp söylemeliyim açık açık! Ve bunu yapacağım en son, biliyorum. Çünkü kaçmamın sonu yok. Ama belkide o anlamalıydı yapmak istemediğimi. Her gözlerine baktığımda yapmamalıyız dercesine baktığımı görmeliydi belki. Şimdi soruyorum sevgili blogum / insanlar dostlar, "Ben kötü bir dost muyum ?" Biri bana bunu söylesin, yoksa kendi içimde kendi kendimi yiyip bitirip, hırpalamaya devam edeceğim!!  Yine aranıyorum..

5 yorum:

  1. Düşünceler çok kötü.

    YanıtlaSil
  2. Evet.. Ve onu bu düşünceden vazgeçiremiyorum ne yazık ki :(
    Bu arada hoşgeldin :)

    YanıtlaSil
  3. kesinlikle kötü bir dost değilsin ! onu ondan çok düşünen iyi bir dostsun hatta ! birini eşinden yuvasından ayırmak çok yanlış tabiki ama o kişide mutsuzsa ikisinin mutlu olmasına ön ayak olabilrsin. bence sadece o adamı arayıp mutlu mu değil mi onu öğrenmelisin. mutluysa zaten aypacak bir şey yok ama mutsuzsa her şey kendiliğinden çosap söküğü gibi ilerleyecektir

    YanıtlaSil
  4. Zey0zey.
    Düşüncelerinle beni ne kadar mutlu ettiğini anlatamam, azcıkta olsa kendimi rahatlamış hissetim inan ki. O nu aramayı düşündüm ama, cesaret edemedim. Belkide cesaretimi kırıp yapmalıyım bunu.

    Tşkr ederim :)

    YanıtlaSil
  5. hiç bir ilişki ya da evlilik başkası yüzünden bitmez, bir şeyler bitince zaten başkası devreye girer,o yüzden adamın nasıl bir evliliği var bilmen gerekir. Bu arada, arkadaşının esas yapması gereken "boşanmak" daha yol yakınken, sadece birkaç aylık evliylen, tanrım bu ülkede özellikle öyle çok "içi boş" evlilik var ki, hayatını berbat etmesin hiç...o ikisinin beraberliği olasılığı için de şunu söyleyeyim: kendini hiç suçlama, akacak kan damarda durmaz, zaten kafaya koyduysa bunu bir gün onla değil bir başkasıyla da yaşayacaktır, onla yaşamak varsa da kaderinde, sen devreye girmesende bulurlar birbirlerini. Hiç canını sıkma...Arkadaşınla konuşmaya devam et ama biraz daha mesafeli ol istersen, çünkü tüm kaosunun içinde seni de zamanla gerebilir.

    YanıtlaSil