3 Kasım 2010 Çarşamba

Kendimi Terlikle Kovalayasım Var.. Hemde Topuklu Olanından! Olsun Yinede Severim Seni Papucumun Topuğu.

        Ah topuklu terlikler, ayakkabılar, şaheserler ve o kadar da çile çektirenler.. Bu gün size değinecek, hayranlarımı ve sitemlerimi dillendireceğim. Ne kadar hoş görünüyor dimi hemen sol tarafta ki resim? Topuklu  olan her nesne (ayakkabı demiyorum dikkatinizi çekerim )  bir bayan'a zerafet, çekicilik, ve  estetikliği nasılda kanzadırır... Duruş, yürüyüş, fizik her daldan daha bi alımlı nasıl da gösterir bayanları..  Özellikle dişiliği kabak çiçeği gibi açan,  önemli unsurlardan yalnızca bir tanesi. Tabi bunu yürüyebilen bu zafere nail olmuş bayanlar adınadır övgülerim.. Lakin birde şu vardır ki, bu yolda ilerleyen ve bir türlü başaramayan, çaba sarfedip her defasında yere çemkiren, ayacıklarımıza giydiğimiz bu sevgili papuçların bize çin işkencesi yaşatmaktan nasibini almış hatunlardan birtanesiyim ben! Bir gün dışarda yolda ayağı burkula burkula ahlayıp sızlayan bi hatun görürseniz bilin ki o benim, benim neslimin türüdür! İşte bi topukla didişecek, idare edemeyecek kadar beceriksizim ben! Dolabım topuklu ayakkabılarla terliklerle doldurdum takıştırdım. Günlük hayatta kullanmam elbet. Hani olurda düğün, özel günler, yemek falan olur diye dolabıma şey ettirmiştim.

Converse'lerim düz taban sandalet'lerim, ayakkabılarım onlar benim can ciğerlerim tabi, apayrıdır onlar.  Rahatlığımın, istediğim gibi hoplayıp zıplamamda onların payı tartışılır gibi değil. Amma topuklular cemiyetinden de hiç kopamamışımdır. En son hatırlarım ( geçtiğimiz pazar )  kadim dostumun düğününde giydiğim topuklu ayyakabımdan rahatsız olmuş, dışarda yalın ayak yürümeye başlamış, insanların çatık kaşlarla "bu kız manyak mı?" diyen bakışlara umursamdan yoluma devam etmiştim. Napıyım anacım can bu can! Acıyınca görmüyor gözün sağı solu, hele ikide bir ayağın burkulup ayakkabı vurunca bide Allaaaahhh!! Serçe parmağıma dokunup "Bak! bak! Nasılmış benim üzerime basa basa yürümek, ben adamı öyle değil böyle yürütürüm nihahahahaha" diye filmlerin kötü kahramanı gibi gözükünce gözüme dayanamadım anacım. Çıkarı verdim bi hışımla! Hemen ardında -Ohh be! Ben istemediğim sürece sen beni istediğin gibi yürütemezsin bakışı fırlattım anında. Kendimce kendimi rahatlatmış kötü papuçların zincirlerinden zor bela kurtulmuş gibiydim. Düğün zehir olmuştu o ayrı mesele tabi...  Dilediğimce oynayıp göbek atmaktan yoksun, boynu bükük, neşesi içine kaçmış, tıkanmış, etrafa küçük emrah bakışı fırlatan hatun formatındaydım resmen. İçimdeki şenliğin katili ayağımda ki papuçlardı. Eve doğru usul usul ilerlerken Conversleri tüz taban olan her nesneyi icad eden mucitlerimizden Allah razı olsun demişimdir. Eve varana dek belki 154578773 kez tekrar etmişimdir bu kelimeyi. İcad eden kişi günahkarsa bile şayet benim hayır duam sayesinde cennetin bi kapısı ona ayrılmış olabilir diye düşünüyorum.

Bu arada hala topuklular benim vazgeçilmezlerim, sevgililerim, herşeyim! Ne yaparsam yapayım ne acı çektirirse çektirsin, yine yalın ayak yürümeme neden, korkunç bakışlara maruz kalmama sebep olsa da vazgeçemiyorum, bırakamıyorum işte! Bu aşk değil midir sizce?

Haaa bide botlarımla, çzimelerimle hiç ayağım burkulmadan, sağa sola, derime değmeden güle oynaya anlaşabiliyor yürüyebiliyor, hatta koşabiliyorum. Bende mi anormallik acep? Ne tuhafım yahu! Kocaman bir şaşkınlıkla bakıyorum kendime. Kendim? Kendi ?. Şeker şeker :P

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder